Kategoriler
Yazılar

Psikolojik savaş ve troller

Uzun süredir sosyal medya üzerinden organize saldırılarla karşı karşıyayım.
Genelde 2 tür gruptan oluyor bu saldırılar. İlk grup Türk milliyetçisi, ulusalcı gruplar. Diğer grup ise “Kürt görünümlü” troller. İlkini tahmin edebilirsiniz.  Benim gibi Cizre, Nusaybin, Şırnak, Sur… gibi operasyonların en can yakıcı yerlerine sık sık giden ve oralarda yaşananları raporlayan, dile getiren bir yazar için ilk grup saldırılar Türkiye’nin bugünkü ortamında olağanlaşmış durumda. Bu nedenle bugün ben size “Kürt” trollerden bahsetmek istiyorum.
Bu troller özellikle bazı algıları değiştirebilecek güçlü yazılardan sonra harekete geçiyorlar. Geçen yıl, operasyon ve çatışmaların henüz yeni başladığı dönemlerde yazdığım “Ama Hendekçiler” yazısından sonra, böyle bir “Kürt” trol sosyal medyada evimin resmini paylaşmıştı mesela. Profiline baktığınızda Kürt, devrimci, kadın olarak görünen bu trol “hadi hendeği onun evinin bahçesine kazalım” diyebilmişti.

Bu trollerin çoğu “Kürt, yurtsever” görünmekte, profillerindeKürtçe isim yazıp, “Kürdistan, PKK bayrakları” bulundurmaktalar. Bu troller özellikle operasyonların başladığı son 1,5 yıldır, beni itibarsızlaştırmak için ellerinden geleni yaptılar. Amaçları bölgeden çıkan benim gibi sesleri kesmek olan bu troller, bunda başarılı olamayınca artık açıktan hedef göstermeye başladılar.

Dün yaşadıklarım

Dün, yani 02.12.2016 tarihinde öğleden sonra saat 16.30 gibi bana ait olmayan bir yazının bana aitmiş gibi bazı troller tarafından paylaşıldığını gördüm. Yazı bir gece önce oluşturulmuş “JustPaste.it” isimli bir web sayfasına konulmuştu. Yazının altında yazan kişini ismi yoktu ancak Başlığı “Konformist Tasfiyeciliğin Tasfiyesi” olan yazı “YoldaşHaber” isimli bir trol tarafından “Geçmiş zaman olur ki Nurcan Baysal’ın 7 Haziran seçimleri öncesinde kaleme aldığı yazı” tweeti ile paylaşılmıştı. Hemen ardından “Alenkundera, Nezmî, Soryaz Xanim, EkinZana, Piro… “ gibi başka isimlerle birçok trol hesabın organize bir şekilde yazıyı yaymaya çalıştıklarını gördüm. Ve bunun üzerine yazının bana ait olmadığına ilişkin kısa bir tweet attım.
Akşam saat 21:30 gibi bu sefer arkadaşlarımdan ve ailemden öylesine çok telefon geldi ki önce ne olduğunu anlayamadım. Daha sonra aynı trollerin bugün yaymaya çalıştıkları yazıdan dolayı “gözaltına alındığımı” yazdıklarını gördüm. Hatta epey ileri gidip, kimse ne de olsa açmaz, işi daha ciddi sanırlar diye düşünüp Duvar gazetesinden linkler eklemişlerdi. 
İnsanları gözaltında olmadığıma ve iyi olduğuma ikna ettikten sonra, bu trollerle ilgili dava açacağıma ilişkin bir tweet atar atmaz başta “YoldaşHaber” olmak üzere trol hesapların bir kısmı hemen kendisini kapattı, yazının yayınlandığı web sitesi birden yok oldu.

Neden uğraşıyorlar?

Türkiye’de gazetecilik ve yazarlık çok zor. Yüzlerce gazeteci ve yazar cezaevinde. Dışarıdakiler de, işini gerçekten hakkı ile yapmaya çalışanlar da susturulmaya, sindirilmeye, itibarsızlaştırılmaya çalışılıyorlar. Burada savaşın göbeğinde olan bizler için her şey çok daha zor. Kapatılan gazeteler, haber siteleri ve TV kanalları ile çıkan muhalif sesler susturulmaya çalışılıyor. Bu yolla susturulamayanlara karşı psikolojik savaş gündemde.
Daha önce de yazmıştım bu konuyu. Okumadıysanız “Kürdistan’da tank, top ve psikolojik savaş elele” isimli geçen yıl T24’te yayınlanan yazımı okumanızı tavsiye ederim. Burada savaş sadece tankla topla değil aynı zamanda psikolojik olarak da yürütülüyor. Ve bu savaşta sosyal medya da “bazı eller” tarafından etkin bir şekilde psikolojik savaşın unsuru olarak kullanılıyor. Bazen doğrudan JİTEM  vari  ırkçı hesaplarla, bazen de böyle “Kürt, yurtsever, heval görünümlü”  hesaplarla bu işi yürütüyorlar. 
Bizler bu trollerin arkasında kimler olduğunu, hangi güçler olduğunu elbette tahmin edebiliyoruz. Bugüne dek sosyal medyadan hakaret eden, hedef gösteren, itibarsızlaştırmaya çalışan kişiler ya da trol hesapları engelledim, onlara enerji ve zamanımı vermek istemedim. Ancak dün yaşananlardan sonra artık hukuki süreç elzem oldu.
Pazartesi günü organize şekilde bu haberleri yapıp yayan tüm bu troller ve yine sosyal medyadan hakaret eden, hedef gösterenlere ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunacağım. 
Bundan sonra böyle… Gerisini artık onlar düşünsün.
Nurcan Baysal
*As published in T24 on 04.12.2016