Hakkımda

Nurcan Baysal Hakkında
Nurcan Baysal 1975 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Diyarbakır’da tamamladı. 1996 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Baysal, daha sonra Bilkent Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. Aynı üniversitede asistan olarak çalıştı.

1997-2007 yılları arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na bağlı olarak Diyarbakır’da kalkınma ve yoksulluk konularında çalıştı. Baysal, 2004 yılında yerel bir grupla birlikte Diyarbakır’da Kalkınma Merkezi Derneği’ni kurmuş ve bu yıllarda daha çok zorunlu göç ve kırsal kalkınma çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Baysal, 2008-2013 yılları arasında Hüsnü Özyeğin Vakfı’nın Kırsal Kalkınma Program Direktörü olarak görev yaptı. Bu yıllarda Vakıf çalışmaları kapsamında Tatvan-Kavar bölgesinde zorla boşaltılmış, yakılmış köyler ve korucu köylerinde kalkınma ve yoksullukla mücadele programlarını koordine etti. Kırsaldaki bu çalışmalarından dolayı 2012 yılında Sabancı Vakfı tarafından Türkiye’nin Fark Yaratanlarından biri olarak seçilmiştir.

Baysal, kadın hareketinin aktif bir üyesi olarak, Bölgedeki kadın STK’larının gelişimine katkıda bulunmuştur. Baysal, Kadın İçin Küresel Fon (Global Dialogue for Women) kuruluşu ve Kadınlar için Acil Destek Fonu (Urgent Action Fund for Women)’ nun Ortadoğu danışmanlarından biridir. Kadın Emeği ve İstihdamı (KEIG) Platformu, İŞİD’in elinden kurtarılan kadınlarla dayanışmak için kurulan Zorla Alıkonulan Kadınlarla Dayanışma Platformunun kurucularındandır. Kırsalda yaşayan kadınlar için yaptığı çalışmalardan dolayı 2010 yılında İsviçre merkezli Dünya Kadın Zirvesi’nin (World Women Summit) ödülüne layık görülmüştür. 2011 yılında bir grup akademisyen, aktivist ve sivil toplumcu ile birlikte Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (DİSA)’yı kurmuştur. DİSA, anadilinde eğitim, koruculuk, geçmişle yüzleşme gibi Kürt sorunun farklı alanlarında çalışmalar yapmaktadır.

2014 yılında İŞİD saldırıları ile Türkiye’ye gelen yüz binlerce Ezidi için kampların kurulması, kampların ihtiyaçlarının karşılanmasında aktif olarak gönüllü çalışmıştır.

Baysal, 2013 yılından beri farklı platformlarda düzenli olarak yazmakta, Kürt illerindeki yıkımı ve insan hakları ihlallerini duyurmaya çalışmaktadır. Yazıları birçok yabancı dile çevrilmektedir.

2014 yılında “O GÜN”, 2015 yılında “Kürdistan’da Sivil Hayat” (ortak yazar), 2016 yılında “Ezidiler:73.Ferman” kitapları İletişim yayınevinden çıkmıştır.

O SESLER (THOSE VOICES) isimli yeni kitabı Berlin merkezli 60pages Yayınevi tarafından İngilizce olarak yayınlanmıştır (https://www.60pages.com/longreads/those-voices-diyarbakir-a-city-under-siege/ ). Mayıs 2018’de Türkçesi Dipnot Yayınevi tarafından yayınlanacaktır. O SESLER, bombardıman altında bir şehri, Diyarbakır’ı anlatıyor. 2 Aralık 2015 -9 Mart 2016 tarihleri arasında, 100 gün boyunca Sur’un bombalanmasının ve Sur’da yaşanan çatışmaların şehri nasıl etkilediğini, şehrin bombardımanı nasıl yaşadığını, bombardıman altındaki şehirde gündelik yaşamın nasıl aktığını, farklı kesimlerin bu dehşeti nasıl yaşadığına odaklanıyor.

Nurcan Baysal Türkiye’deki barış insiyatiflerinin aktif bir üyesidir. En kötü zamanlarda bile barış çalışmalarına devam etmiş, “çözüm süreci arayışları” toplantılarını düzenlemiş, barışla ilgili Bölgedeki birçok çalışmaya öncülük etmiştir.

Nurcan Baysal Kasım 2017’de İtalya Kadın Gazeteciler Birliği tarafından “Cesur Kadın Gazeteciler Ödülü”ne layık görülmüştür. Bölgede yaşanan insan hakları ihlalleri, savaş suçlarına ilişkin çalışmaları ve yazılarından dolayı kendisine çeşitli davalar açılmıştır. Bir kısmından ertelemeli mahkûmiyet almış, bir kısmı ise devam etmektedir. Baysal, tüm bu baskılara karşın Diyarbakır’da kalarak mücadeleye, Bölgenin sesini duyurmaya, bu karanlık dönemi kaydetmeye devam diyor. Bir röportajında söylediği gibi:

“Uzun mücadele tarihinin karanlık bir anındayız belli ki… Bu anı tarihe not düşeceğiz ki tarih sadece iktidarı, güçlüyü, hükmedeni değil; eşit, özgür, adil bir dünya için mücadele edeni de kaydetsin. İktidarlar tarihi yazıyor olabilirler, ama bizler de karşı tarihi yazıyoruz. Hakikat tarihteki yerini bulmalı.”

Baysal evli ve 2 çocuk annesidir.A