child porn child porn child porn

Hakkımda | Nurcan Baysal

Hakkımda

About Nurcan Baysal
Nurcan Baysal is a Kurdish activist and writer.
She was born and grew up in Diyarbakır. She graduated from Ankara University Faculty of Political Science. After 1 year assistantship at Bilkent University, she returned her homeland Diyarbakır and began to work for humanitarian issues in the Kurdish Region. Between 1997-2007, Baysal worked as the project coordinator for United Nations Development Program in Diyarbakir. During that time she was active in poverty and development issues as well as in microfinance and women’s entrepreneurship. She was engaged in the establishment of a number of NGOs in the Region. She was part of the Kurdish women’s movement and a big supporter of women NGOs in Kurdistan. In 2000 she established the Development Center Association and worked for the rights of the forced migrated Kurdish population, evacuated villages, the rights of returnees and rural development.

In 2008, she began working for the Ozyegin Foundation and developed a rural development program in 6 war-torn villages of Tatvan, Kavar. The program made a significant impact on the living standards of over 2,000 people through projects working on education, employment, health and social life. As a result, Baysal was selected as one of “Turkey’s Changemakers” by the Sabancı Foundation in 2012.

Her work in development has had an international impact. In 2000
Baysal was awarded the “Women’s Creativity in Rural Life Award” by the Women’s World Summit Foundation in Switzerland for her work in the Kavar Basin and for her contribution to development literature by linking development with happiness. As she said in an interview “happiness is part of development”.

In 2012, with a group of Kurdish and Turkish intellectuals, activists and academics, she established the Diyarbakir Political and Social Research Institute (DISA). DISA has conducted research on different aspects of the Kurdish question including education in mother tongue, reconciliation, paramilitary forces, disarmament and more. Baysal serves as an advisor or board member to many non-profit organizations, like the Global Fund for Women, the Women Labor and Employment Platform, the Urgent Action Fund, the Mezopotamya Foundation, the Platform to Save Women Kidnapped by ISIS. She is a member of the women’s movement and several peace movements in Turkey.

After ISIS attacked Şengal in August 2014, Baysal immediately began to work voluntarily in the Yezidi camps in Iraqi and Turkish Kurdistan. She increased the voice of Yezidi people with her articles and with a group of brave women, she established the Platform to Save Women Kidnapped by ISIS in 2015. The platform continues to give different legal and health support to Yezidi women saved from ISIS and tries to increase the voice of Yezidi women in the world.

Since 2013, Baysal has been writing as a regular columnist. Her articles have been published in various countries. She is member of PEN Turkey.

Nurcan Baysal is the author of O Gün (That Day), Ezidiler: 73. Ferman (Ezidis: 73rd Decree) and co-author of Kürdistan’da Sivil Toplum (Civil Society in Kurdistan). She has recently been writing on people’s voices and stories who have been displaced in demolished cities of Kurdistan. She is one of the very few reporting from inside the Turkish-Kurdish conflict, from the proud and ancient heart of Kurds living in Turkey – the city of Diyarbakir. She focuses on human rights and war crimes in her articles.

Her new long-form “Those Voices” has just been published by 60pages Publishing in Berlin. In “Those Voices”, she wrote about her city that was under bombardment. How the city itself experienced the bombardment, how daily life continued under the bombardment as well as how different sections of society experienced the bombardment.

Nurcan Baysal, mother of 2 sons, has just been awarded the “Brave Women Journalists Award” presented by the Italian Women Journalists Association. There are many court cases against her because of her articles about human rights and war crimes in Kurdistan. She has been systematically threatened by nationalists and the deep state in Turkey because of her articles. This doesn’t stop her. As she said in her interview:

“We are in the middle of a long struggle for democracy, freedom and justice. I write to record the history not written by the powerful, but to remember those who struggle for equality, freedom and justice.

History books continue to be written by executioners. But truth needs to find a place in history. I feel it is my responsibility to record truth for the future.”

Nurcan Baysal Hakkında
Nurcan Baysal 1975 yılında Diyarbakır’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Diyarbakır’da tamamladı. 1996 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Baysal, daha sonra Bilkent Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisansını tamamladı. Aynı üniversitede asistan olarak çalıştı.

1997-2007 yılları arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’na bağlı olarak Diyarbakır’da kalkınma ve yoksulluk konularında çalıştı. Baysal, 2004 yılında yerel bir grupla birlikte Diyarbakır’da Kalkınma Merkezi Derneği’ni kurmuş ve bu yıllarda daha çok zorunlu göç ve kırsal kalkınma çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Baysal, 2008-2013 yılları arasında Hüsnü Özyeğin Vakfı’nın Kırsal Kalkınma Program Direktörü olarak görev yaptı. Bu yıllarda Vakıf çalışmaları kapsamında Tatvan-Kavar bölgesinde zorla boşaltılmış, yakılmış köyler ve korucu köylerinde kalkınma ve yoksullukla mücadele programlarını koordine etti. Kırsaldaki bu çalışmalarından dolayı 2012 yılında Sabancı Vakfı tarafından Türkiye’nin Fark Yaratanlarından biri olarak seçilmiştir.

Baysal, kadın hareketinin aktif bir üyesi olarak, Bölgedeki kadın STK’larının gelişimine katkıda bulunmuştur. Baysal, Kadın İçin Küresel Fon (Global Dialogue for Women) kuruluşu ve Kadınlar için Acil Destek Fonu (Urgent Action Fund for Women)’ nun Ortadoğu danışmanlarından biridir. Kadın Emeği ve İstihdamı (KEIG) Platformu, İŞİD’in elinden kurtarılan kadınlarla dayanışmak için kurulan Zorla Alıkonulan Kadınlarla Dayanışma Platformunun kurucularındandır. Kırsalda yaşayan kadınlar için yaptığı çalışmalardan dolayı 2010 yılında İsviçre merkezli Dünya Kadın Zirvesi’nin (World Women Summit) ödülüne layık görülmüştür. 2011 yılında bir grup akademisyen, aktivist ve sivil toplumcu ile birlikte Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (DİSA)’yı kurmuştur. DİSA, anadilinde eğitim, koruculuk, geçmişle yüzleşme gibi Kürt sorunun farklı alanlarında çalışmalar yapmaktadır.

2014 yılında İŞİD saldırıları ile Türkiye’ye gelen yüz binlerce Ezidi için kampların kurulması, kampların ihtiyaçlarının karşılanmasında aktif olarak gönüllü çalışmıştır.

Baysal, 2013 yılından beri farklı platformlarda düzenli olarak yazmakta, Kürt illerindeki yıkımı ve insan hakları ihlallerini duyurmaya çalışmaktadır. Yazıları birçok yabancı dile çevrilmektedir.

2014 yılında “O GÜN”, 2015 yılında “Kürdistan’da Sivil Hayat” (ortak yazar), 2016 yılında “Ezidiler:73.Ferman” kitapları İletişim yayınevinden çıkmıştır.

O SESLER (THOSE VOICES) isimli yeni kitabı Berlin merkezli 60pages Yayınevi tarafından İngilizce olarak yayınlanmıştır (https://www.60pages.com/longreads/those-voices-diyarbakir-a-city-under-siege/ ). Mayıs 2018’de Türkçesi Dipnot Yayınevi tarafından yayınlanacaktır. O SESLER, bombardıman altında bir şehri, Diyarbakır’ı anlatıyor. 2 Aralık 2015 -9 Mart 2016 tarihleri arasında, 100 gün boyunca Sur’un bombalanmasının ve Sur’da yaşanan çatışmaların şehri nasıl etkilediğini, şehrin bombardımanı nasıl yaşadığını, bombardıman altındaki şehirde gündelik yaşamın nasıl aktığını, farklı kesimlerin bu dehşeti nasıl yaşadığına odaklanıyor.

Nurcan Baysal Türkiye’deki barış insiyatiflerinin aktif bir üyesidir. En kötü zamanlarda bile barış çalışmalarına devam etmiş, “çözüm süreci arayışları” toplantılarını düzenlemiş, barışla ilgili Bölgedeki birçok çalışmaya öncülük etmiştir.

Nurcan Baysal Kasım 2017’de İtalya Kadın Gazeteciler Birliği tarafından “Cesur Kadın Gazeteciler Ödülü”ne layık görülmüştür. Bölgede yaşanan insan hakları ihlalleri, savaş suçlarına ilişkin çalışmaları ve yazılarından dolayı kendisine çeşitli davalar açılmıştır. Bir kısmından ertelemeli mahkûmiyet almış, bir kısmı ise devam etmektedir. Baysal, tüm bu baskılara karşın Diyarbakır’da kalarak mücadeleye, Bölgenin sesini duyurmaya, bu karanlık dönemi kaydetmeye devam diyor. Bir röportajında söylediği gibi:

“Uzun mücadele tarihinin karanlık bir anındayız belli ki… Bu anı tarihe not düşeceğiz ki tarih sadece iktidarı, güçlüyü, hükmedeni değil; eşit, özgür, adil bir dünya için mücadele edeni de kaydetsin. İktidarlar tarihi yazıyor olabilirler, ama bizler de karşı tarihi yazıyoruz. Hakikat tarihteki yerini bulmalı.”

Baysal evli ve 2 çocuk annesidir.